İçeriğe geç

Ne zaman Allah bereket versin denir ?

Giriş: Ne Zaman Allah Bereket Versin Denir?

Kayseri’nin soğuk kış akşamlarında, evin kapısını çaldığımda annemin mutfakta sessizce yemek hazırladığını görmek, beni her zaman huzurlu hissettirir. O an, içimde hem derin bir huzur hem de sıcacık bir sevgi büyür. Ama bu huzurun arkasında başka bir duyguyla da karşılaşırım: Annemin ellerinin arasındaki çabası, biraz da geçmişteki o zor zamanları hatırlatır. Birkaç yıl önce, tam anlamıyla bereketin ne demek olduğunu öğrenmiştim.

O zamanlar hayatımda her şey sanki duraksamıştı. Her şeyin bir amacı vardı, fakat bazen işler ters gitmeye başladığında, insan “Allah bereket versin” demek zorunda kalıyor. Bu yazıda, işte tam o anları hatırlayarak, ne zaman Allah bereket versin denir? sorusunun cevabını arayacağım.

Bir Çıkmaz Yolu: Zor Günler ve Umut

Yıl 2020, yazın sonlarına yaklaşırken Kayseri’nin havası beni hiç de rahatlatmıyordu. Her şey belirsizdi. İş bulamıyordum, bir tarafımda günlük kaygılar, diğer tarafımda ise okul bitmiş, mezuniyet sonrası bir çıkmaz yol vardı. O dönem, zamanın ne kadar ağır geçtiğini hatırlıyorum. Günler birbirini kovalar, hayatımı bir düzen içinde görmek istesem de, bir türlü o düzeni bulamıyordum.

Bazen annemin yemek yaptığı o mutfakta oturup, yalnızca tencerenin altına odaklanırdım. Annem öyle ince ince baharatlarını karıştırır, pirincin kokusu her yanımı sarar, ama ben bu huzurun içindeki çaresizliği hissederdim. Ne iş vardı, ne de bir hedef. O dönemde “Allah bereket versin” demek, bana sadece bir söz gibi gelirdi. Biraz belirsiz, biraz sanki sadece zor bir anı geçiştirmek için söylenen bir laf.

Bir gün, annem o güzel yemekleri hazırlarken, birden mutfağa girmemle birlikte, gözleri biraz kaygılı, bir parça yorgundu. Mutfağın köşesinde ona yardımcı oluyordum ama ben de o kadar sıkıldım ki, kafamda neyi çözebileceğimi bile bilmiyordum. Yıllarca birlikte yemek pişirdiğimiz, aynı sofrada yemek yediğimiz o mutfakta, annemin sesindeki huzursuzluğu hissedebiliyordum.

“Anne, bir iş bulamadım hâlâ,” dedim. Annem ellerini yıkarken, “Allah bereket versin oğlum, her şeyin bir vakti var,” dedi.

O an ne hissettiğimi anlatamam. İçimde bir burukluk vardı, ama annemin bu cümlesi, sanki bir umut ışığı gibiydi. O “Allah bereket versin” diyordu ama içinde bir anlam, bir dua vardı. Belki de o an, ben de bunu tam olarak anlayamadım. Ama bir şeyler değişti. Annemin o sözü, bana sadece bir laf değil, bir güven duygusu verdi. Yavaş yavaş hayatın, zamanla çözülecek bir şey olduğunu fark ettim. Bereketin ne olduğunu anlamak, bazen zamanın geçmesiyle, bazen birisinin küçük ama anlamlı bir sözüyle oluyormuş.

Başka Bir Perspektif: Bereketin Gösterdiği Yüz

Bir ay sonra, bir sabah annemin mutfakta yaptığı kahvaltı hazırlıkları sırasında, içimden anneme aynı şeyi dedim: “Allah bereket versin.” Ama bu sefer, o cümleyi kullanırken gerçekten ne demek istediğimi hissettim. Çünkü o hafta sonunda, iş bulduğum haberi geldi. Şans, bazen hiç beklemediğiniz bir anda karşınıza çıkabiliyor. Ama o zaman fark ettim ki, o iş, aslında annemin bana söylediği “bereket”ti. Bir işin, o işin getirdiği kazancın, sağlığın ve huzurun tümü… Aslında her şey zamanla ve sabırla geliyordu. Yavaş yavaş, “Allah bereket versin” cümlesinin gerisindeki anlamı kavramaya başladım.

Bir şeyin gerçekten “bereketli” olabilmesi için, ona değer vermek, sabırla beklemek ve ona karşı olan umudu kaybetmemek gerekiyordu. O zaman fark ettim ki, bu cümle aslında sadece bir dilek değil, bir inanç ve bir hayattı. Annem ne zaman bana bu cümleyi söylese, hayatın geçici zorluklarını geride bırakma cesareti buluyordum.

Günümüzden Bir Sahne: Kayseri’deki Hayat ve Bereket

Şu an Kayseri’deyim, hayatımın belki de en sakin dönemini yaşıyorum. İş hayatımda yeni bir adım attım, artık maddi anlamda rahatım ve mental olarak da huzurluyum. Ama hala zaman zaman annemle birlikte, o eskisi gibi mutfakta oturuyoruz, yemek yapıyoruz. O an, her şeyin ne kadar önemli olduğunu düşünüyorum.

“Allah bereket versin” derken, aslında geçmişin hatıralarına ve geleceğin umutlarına bir dua ediyorum. Bazen geçmişte kaybettiğimiz şeyler, aslında hepimizin hayatında bir yere sahip. Bir kayıp, bir geçiş dönemi ya da kötü bir anı… Bazen hayatın en karanlık zamanlarında, “Allah bereket versin” demek, insanı umutlandıran, tekrar yola devam etmesini sağlayan bir ifade oluyor.

Yemek pişirdiğimiz mutfakta annemle birlikte sessizce otururken, hayatın ne kadar kıymetli olduğunu ve her şeyin aslında bir zaman diliminde olacağını düşündüm. Bereketin, sadece maddi kazançla değil, aynı zamanda insanın huzuruyla, aileyle, sağlıkla ve başarmakla ilgili olduğunu fark ettim. Her bir öğün, her bir an, hayatın güzelliklerini hatırlatıyor. O yüzden “Allah bereket versin” demek, aslında yaşamın her yönünde, zor ya da kolay, her durumda bir şükürdür.

Sonuç: “Allah Bereket Versin” Bir Dua, Bir İnançtır

Ne zaman “Allah bereket versin” denir? Benim için, o anı yaşadığınızda, hayatınızdaki her şeyin değerini ve anlamını bir kez daha düşündüğünüzde söylenir. O zaman, her şeyin boşa gitmediğini, her şeyin bir anlamı olduğunu hissedersiniz. Belki de “Allah bereket versin” demek, sadece geçici bir teselli değildir, aynı zamanda insanın en büyük güçlerinden biridir: Sabır, inanç ve güven.

Annemin bana o günü hatırlatan cümlesiyle öğrendiğim bir şey vardı: Her şeyin bir zamanı var, hayatın temposu, biz ne zaman beklemeyi bilirsek, o zaman gerçek berekete ulaşırız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betexper