Hem Kadın Hem Erkekle Birlikte Olana Ne Denir?
Dünyada cinsel kimlik, cinsellik ve bireysel tercihlerin evrimi, zamanla kültürel, dini ve toplumsal normlarla şekillenmiştir. Bu evrim, özellikle son yıllarda, cinsiyet kimlikleri ve cinsel yönelimlerin daha açık ve kabul edilebilir bir hale gelmesiyle hız kazanmıştır. Ancak hala bazı kavramlar, insanlar arasında kafa karışıklığına yol açabiliyor. Peki, hem kadın hem erkekle cinsel ilişki yaşayan birine ne denir? Bu soru, hem toplumsal normlar hem de bireysel kimlikler açısından oldukça ilginç ve tartışmaya açıktır.
Cinsel Yönelim: Temel Kavramlar
Cinsel yönelim, bir bireyin fiziksel, duygusal ya da cinsel çekim hissettiği kişi türünü ifade eder. Geleneksel olarak, bu yönelimler iki ana başlık altında toplanır: heteroseksüellik (karşı cinse ilgi) ve homoseksüellik (aynı cinse ilgi). Ancak, bu iki kutup arasındaki spektrum çok daha geniştir ve kişisel deneyimlere, duygusal bağlara ve cinsel çekimlere göre değişiklik gösterebilir. Hem kadın hem erkekle birlikte olan bir kişi, çoğu zaman “biseksüel” olarak tanımlanır. Ancak bu tanım, her bireyin cinsel kimliğini tam olarak yansıtmayabilir.
Biseksüellik Nedir?
Biseksüellik, bir kişinin hem erkeklere hem de kadınlara cinsel ya da duygusal çekim hissetmesi durumudur. Bu, “ikili çekim” olarak da tanımlanabilir. Biseksüel bireyler, her iki cinsiyetten de romantik ya da cinsel partnerler arayabilirler. Ancak burada önemli bir ayrım vardır: Biseksüellik, her iki cinsiyete aynı derecede çekim duymak anlamına gelmez. Bir kişi, bazen daha fazla erkeklere ya da kadınlara çekilebilir. Biseksüellik, bireysel ve kişisel bir deneyim olduğundan, farklı bireyler için anlamı değişebilir.
Diğer Cinsel Kimlikler
Son yıllarda, cinsel kimlikler konusunda farkındalık artmıştır. Bununla birlikte, biseksüellikten farklı olarak, bazı insanlar kendilerini “panseksüel” olarak tanımlar. Pansensüel bireyler, cinsiyet kimliği ve cinsiyeti ne olursa olsun, herhangi bir insana duygusal ya da cinsel çekim duyabilirler. Pansensüellik, birinin cinsiyetine dayalı ayrım yapmadan, yalnızca bireyin kişiliği, ruh hali ya da diğer özellikleri üzerinden çekim hissetmeyi ifade eder.
Hem Kadın Hem Erkekle Birlikte Olana Ne Denir?
Günümüzde, bu tür bir cinsel ilişki yaşayan kişilere genellikle “biseksüel” denir. Ancak toplumsal normlar ve bireysel kimlikler, her zaman bu tanımlamalara uymaz. Hem erkeklerle hem kadınlarla birlikte olan bir kişi, aynı zamanda “panseksüel” ya da “heteroseksüel olmayan” olarak da tanımlanabilir. Birçok birey, cinsel kimliklerini bu etiketlerden biriyle sınırlamak yerine, daha özgür ve esnek bir şekilde ifade edebilirler.
Biseksüel ve pansensüel terimleri arasında belirgin bir fark olsa da, bazen her iki kavram da aynı kişi için kullanılabilir. Toplumda, biseksüellik hala yaygın bir şekilde kabul edilen bir terimken, pansensüellik henüz pek çok kişi tarafından tam olarak anlaşılmıyor. Bu bağlamda, cinsel kimlikler hakkında daha geniş bir farkındalık oluşturmak, bu kişilerin toplumda daha fazla yer bulmalarını sağlayabilir.
Toplumsal Kabul ve Tabular
Cinsellik ve cinsel yönelimler, toplumların tarihsel süreçlerinde genellikle tabularla çevrilidir. Özellikle geleneksel ve muhafazakar toplumlarda, heteroseksüellik dışında kalan tüm yönelimler, bazen dışlanmış ya da yanlış anlaşılmıştır. Ancak günümüzde, cinsiyet eşitliği, LGBTQ+ hakları ve cinsel yönelimler konusunda yapılan farkındalık çalışmaları, bu tabuların yıkılmasına yardımcı olmuştur.
Biseksüellik ya da pansensüellik gibi yönelimlere sahip bireyler, hala pek çok toplumda yanlış anlaşılabiliyor. Çoğu zaman, biseksüel bireyler, “karar veremeyen” ya da “gerçekten heteroseksüel olmayan” olarak etiketleniyor. Oysa ki, cinsel yönelim, bir bireyin içsel kimliğinin bir parçasıdır ve bu yönelimlerin “karar verilmiş” olması gerekmez.
Tarihsel Perspektif
Cinsel yönelimlerin toplumlar tarafından nasıl algılandığı, tarihsel süreçte büyük değişiklikler göstermiştir. Antik Yunan’da, erkekler arası ilişkiler, bir kültürel norm ve kabul edilen bir davranış biçimi olarak görülüyordu. Roma İmparatorluğu’nda ise cinsiyetler arası ilişki dinamikleri daha karmaşıktı, ancak yine de biseksüellik ya da homoseksüellik, birçok insan için doğal bir ifade biçimiydi.
Ortaçağ boyunca, cinsellik ve cinsel yönelimler üzerinde baskılar arttı. Hristiyanlık inancının etkisiyle, tek eşli heteroseksüellik norm haline gelirken, diğer yönelimler yasaklandı. Bu durum, cinsel kimliklerin çoğu zaman gizlenmesine veya yok sayılmasına yol açtı. Ancak 19. yüzyılda, Batı’da cinsel yönelimler üzerine ilk akademik çalışmalar yapılmaya başlandı. Sigmund Freud ve diğer psikologlar, cinselliği daha geniş bir çerçevede incelemeye başladılar. Bu çalışmalar, cinsel kimliklerin bilimsel ve toplumsal açıdan daha fazla anlaşılmasına olanak sağladı.
Günümüz Tartışmaları ve Cinsel Kimlikler
Günümüzde cinsel kimlikler, toplumsal cinsiyet eşitliği ve bireysel haklar bağlamında önemli bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. LGBTQ+ topluluğunun hakları, hâlâ dünya çapında birçok ülkede çeşitli engellerle karşı karşıya. Ancak bazı toplumlar, biseksüellik ve pansensüellik gibi kimliklere daha açık hale gelmiştir. Bununla birlikte, bu kimliklerin toplumsal kabulü, yaşanılan coğrafyaya ve kültürel bağlama göre büyük farklılıklar gösterebilmektedir.
Birçok ülkede, özellikle cinsel yönelim ve kimlik konusunda eğitim sistemlerinde önemli reformlar yapılmaktadır. Ancak, hala insanlar bu konuda önyargılarla karşılaşmakta ve kimliklerini gizleme gereksinimi duymaktadırlar. Özellikle genç bireyler, kimliklerini keşfetme ve ifade etme konusunda zorluklarla karşılaşabilmektedir.
Sonuç: Toplumun Gelişen Cinsellik Algısı
Cinsel kimliklerin ve yönelimlerin tarihsel süreçteki evrimi, toplumsal normlar ve bireysel haklar açısından önemli bir tartışma alanı yaratmaktadır. Hem kadın hem erkekle birlikte olabilen bireyler, bu kimlikleri farklı şekillerde tanımlayabilirler. Bu kişilere, genellikle biseksüel ya da pansensüel denir, ancak her bireyin deneyimi farklıdır. Günümüzde, bu tür kimliklerin daha fazla kabul görmesi için daha çok çalışılmakta ve bu süreç, toplumların ilerlemesiyle paralel bir şekilde gelişmektedir.
Toplum olarak, cinsel yönelimlerin çeşitliliğini kabul etmek, hem bireysel özgürlükleri hem de toplumsal barışı sağlamada önemli bir adımdır. Ancak, hala bu kimliklerin kabul edilmediği yerlerde yaşanılan zorluklar, insan hakları ve eşitlik mücadelesinin devam etmesi gerektiğini gösteriyor.
Kaynaklar:
1. “Understanding Bisexuality.” Psychology Today,
2. “Pansexuality: What It Is and What It Isn’t.” Healthline,
Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz? Cinsel kimlikler üzerine düşündüğünüzde, toplumun bu konuda daha açık fikirli olması sizce nasıl bir değişimi beraberinde getirir?